Konuyu yüzümüz yaşlanırken neler oluyor, yüz yaşlanmasının oluşum mekanizmaları nelerdir şeklinde ele alırsak bugün için uyguladığımız tedavi şekillerinin gerekçeleri ve başarı nedenleri de ortaya çıkmış olur.
Alın, göz kapakları ve göz çevresi gibi bölgeler ilk değişikliklerin ortaya çıktığı alanlardır. Üst ve alt göz kapaklarındaki değişiklikleri blefaroplasti operasyonları ile düzeltmek; kaz ayakları,çatık bölgesindeki ve alındaki çizgilenmeleri ise botoks ve dolgu ile tam olarak düzeltmek mümkündür. Bu şikayetlerin düzeltimi ile ilgili ayrıntılı anlatımlar kendi bölümlerinde mevcuttur.
Yukarıdaki ilk değişiklikleri takiben orta yüz bölgemizde yaşlılık belirtileri ortaya çıkmaktadır. Yüzümüz yaşlanırken temelde iki gelişim olmaktadır. Bunlardan birincisi; yüzümüz tüm tabakaları ile birlikte, özelliklede orta yüz bölgemizde daha da belirgin olacak şekilde aşağı doğru yer değiştiriyor, yani sarkıyor. İkincisi ise; yaşla birlikte yüzümüzdeki mevcut yağ yastıkçıklarında hacim olarak bir küçülme (atrofi), buna paralel yüzümüzde bir düzleşme, küçülme oluyor. Bu gelişimler olurken bizi çevremizdekilere göre daha şanslı kılacak tek nokta ise genetik yapımızdır. Geliştirilen tedavi seçenekleri bu olayları geri döndüren yöntemler olarak tasarlanmıştır. Buradaki önemli bir nokta yüz yaşlanma sürecinin her şeye rağmen devam edeceğidir. Bu nedenle bir on-onbeş yıl sonra tekrar müdahale ihtiyacı olabileceği düşüncesiyle bu geliştirilen yöntemler tekrarlanabilir olmalı ve birinin yapılması ilerde bir başka yöntemin yapılmasına engel olmayacak şekilde olmalıdır.
Bu bilgiler doğrultusunda çeşitli hasta guruplarını inceleyecek olursak; ilk gurup artık orta yaşı aşmış, yüzünde ileri derecede sarkma ve deformasyon gelişmiş guruptur. Bu gurup için yapılması gereken bir yüz germe ameliyatıdır. Bu gurup için germe dışındaki hiçbir yöntem yeterli tatminkar sonuç vermeyecektir.Muhtemelen boyun germede yüz germe ile birlikte değerlendirilecektir.
İkinci gurup ise; henüz yüz germe ihtiyacı olmayan ama yüzünde birtakım hafif-orta derecede sarkmalar oluşmuş ve/veya özelliklede çok sayıda kilo alıp vermelerinde etkisiyle yüzünde atrofinin, düzleşmenin oluştuğu guruptur. Bu gurup ile; çok basit yöntemler tercih ederek, çok büyük değişiklikler yaratabilmek mümkündür. Mevcut hafif-orta sarkmaları geliştirilen özel iplikler sayesinde asmak veya mini-face liftler ile düzeltmek mümkündür. Kaybolan, düzleşen yanak ve elmacık kemik bölgesinde ise; kaybolanı kendisi ile yenilemek, sizden aldığımız yağı o bölgelere tabakalandırarak enjekte ederek atrofiye olmuş yağ yastıkçıklarını oluşturmak ve böylece yüzdeki dolgun,canlı ve sağlıklı ifadeyi yeniden kazandırmak mümkündür. Yüze yapılan bu yağ dolgusu neştersiz yöntemlerden olup, herhangi bir kesi yada iz yoktur, yüzünüzün bir miktar şişmesi ve morarması ise mutlaka geçecektir.Her iki yöntemin birlikte bir insana uygulanmasının bir mahsuru olmadığı gibi, farklı amaçlara hizmet ettikleri için birbirlerini destekleyip, tamamlamaktadır.
Yüz germe ameliyatı genel anestezi altında yapmayı tercih ettiğimiz, drenler nedeniyle iki günlük bir hastane yatışı olan ama neredeyse tamamen ağrısız bir ameliyattır. Yüzün yağ dolgusu ve askılar ise günübirlik cerrahi şeklinde, kişilerin tamamen damardan ilaçlarla uyutulduğu, iki saatlik bir gözetim süresini takiben taburcu oldukları uygulamalardır.
Günümüzdeki bir diğer yenilik ise, boyun bölgesine yönelik daha başarılı çözümlerinlerin tek başına üretilebiliyor olmasıdır. Örneğin yüz germeye hiç ihtiyacı olmayan bir hastanın boyun bölgesindeki sorunlarını da çene altına saklanabilen bir giriş yolu ile düzeltebilmekteyiz. Bu müdahalelerde tamamen ağrısız olup, bir günlük hastane yatışını takiben taburcu olunan bir uygulamadır.

