Meme küçültme ameliyatı yapılan hastaların büyük çoğunluğunun ameliyat olma nedeni fiziksel rahatsızlıklardır. Bunların başında ise sırt, boyun ve omuz ağrıları gelir. Büyük memelerin özellikle omuz, boyun ve sırt ağrısı şikayetlerini ortaya çıkardığı veya var olanı artırdığı bilimsel olarak kesindir. Gelişim çağından itibaren büyük memelere sahip olmak ciddi postür bozukluklarına yani yürüyüş ve oturuş bozukluklarına sebep olmakta ve bu ağrılı kısır döngü sürüp gitmektedir. Meme küçültme sonrasında ise hastalarımızın hepsinde daha ilk günden başlayan ciddi bir rahatlama olur, hatta yürüyüşün değiştiğini ve daha dik yürüdüklerini gözlemleriz. Kendine uygun yeterince güzel kıyafet bulamama ve çekici olmadığını düşündüğü kıyafetleri giymek mecburiyetinde kalınması, meme küçültme hastalarının en az ağrılar kadar ortak şikayetleridir ve yeterli bir ameliyat sebebidir. Ameliyat sonrası gidilen ilk kıyafet alışverişi bu süreçteki en mutlu gün olmaktadır. En yaygın temel bu iki neden dışında, memenin aşırı büyüklüğü boyun omurlarında oluşturduğu dejenerasyona ikincil olarak kolda nörolojik problemlere bile neden olabilmekte ve daha ziyade ulnar sinir etkilenmektedir. Buraya kadar anlatılan şikayetlerin dışında yaz aylarında memenin alt kısmında oluşabilen cilt lezyonları, hacim büyüklüğünün aşırı sarkıklığı beraberinde getirmesi sonucu kişinin fiziksel çekiciliğini kaybettiğini düşünmesi ve kendine güvensizlik, meme büyüklüğünden dolayı utanma ve gizleme isteği, egzersiz yapmayı engellemesi de yine bu hastalarda sıkça karşılaşılan şikayetlerdir. Bunların dışında meme asimetrilerinin düzeltilmesinde de redüksiyon mammoplasti ameliyatına sıkça başvurulmaktadır.
Bu ameliyat için bir üst yaş sınırı olmayıp, kişinin genel sağlık durumu değerlendirilmektedir. Alt yaş olarak ise ergenliğin tamamlanmış olması tercih edilmektedir. Bunun yanında gerektiği durumda onbeş yaşındaki bir genç kıza da meme küçültme operasyonu yapılabilir. Ender olmakla birlikte, daha ergenlik çağının içinde kendisini jigantomasti dediğimiz dev memeler ile ortaya koyan jüvenil meme hipertrofisi dediğimiz durum söz konusu olduğu zaman tüm dünyada bu yaşta da yapılmaktadır.Bu yaşlarda daha ziyade hareket kısıtlılığı, spor aktivitelerine katılamama, aşırı utanma ve saklama hissi en temel yakınmalardır. Bu gurupta ameliyatın erkene alınmasının da en temel gerekçesini utanma ile başlayan psikolojik sıkıntılar oluşturmaktadır.
Bu ameliyat ergenliğin tamamlandığı onsekiz yaşından itibaren yapıldığı sürece memeler asla tekrar büyümeyecektir. Erken yaşta ameliyatın yapıldığı jüvenil meme hipertrofisi ise istisnayı bir durumdur ve ergenlik tamamlana kadar memelerde bir miktar büyüme gözlenmektedir.
Meme süt bezleri ile yağ bezlerinin karışımı olan bir dokudur ve bu yapıların oranları hem kişinin sahip olduğu genetik yapıya göre hem de içinde bulunduğu yaş ve döneme göre değişmektedir. Meme küçültme operasyonunda bırakılan meme dokuları hiç operasyon yapılmamış gibi; kilo alıp,verme, hamilelik, emzirme, menopoz gibi fizyolojik süreçlerde vücut ile bire bir uyumlu hareket etmektedir. Günümüzde kişiye özel seçtiğimiz güvenli teknikler ile sonraki yıllarda o memesiyle süt verebilmesini garanti etmekteyiz.
Her küçültme ameliyatı aynı zamanda bir meme dikleştirme ameliyatıdır. Bu ameliyat sonucu hemen ertesi gün kişi fiziksel rahatsızlıklarından kurtulmakla kalmayıp, çok daha çekici, küçülmüş ve dik memelere sahip olmaktadır. Küçültmenin hacim olarak teknik bir sınırlaması yoktur. Ne kadar küçüleceğine fiziksel özellikleriniz göz önünde tutularak yaptığımız tavsiyeler doğrultusunda beraber karar vermekteyiz.Kişiye özel seçilen tekniğe bağlı olarak ta farklı boyut ve şekillerde izleri olmaktadır.
Bizim pratiğimizde, hasta aynı gün iki saat sonra taburcu olup evine, ertesi günde işine gidebilmekte; yaygın olanın aksine hastaların yüzde doksanına dren konmamakta ve hastanede yatışı gerekmemektedir. Ameliyatın ilk günü dahil, ağızdan alınan basit ağrı kesiciler dışında herhangi bir ilaç ihtiyacı da bulunmamaktadır

